Loading...

Dünyadaki İlk Terörizm Hareketleri Ermenilerle Başlayıp, Yayıldı

Devrimci, komiteci, isyancı, ihtilal yanlısı diye andığımız Ermenilerin kurduğu örgütlerden Hınçak ile Taşnak adındakilerin etkinliği göze çarptı.  Bu örgütlerin, yöneticileri dağda terörist üyeleri ise halkın arasında dolaşırdı.  Amaçları bağımsız Ermenistan ulus devleti kurmaktı.  Silah eğitimi almışlardı. Müslümanlar kadar Ermeni halkın üzerinde de korku saldılar, topladıkları haraç ile geçinip bildiri dağıtarak, silahlı mücadelelerine taraftar topladılar. Halkın üstünde bir yaşam düzeyine kavuşan küstah görünümlü kişilerdi.  Ermeni toplumuna rahatlıkla propaganda yapabilmek için uygun pozisyon olduğundan dinîliderleri tehdit ettiler ve onlara duyulan saygının kendi ellerine geçmesi için davranışlarına karşı gelen din adamlarını öldürdüler ve misyoner okullarının öğretmen kadrolarını ele geçirdiler.

 

Osmanlı Hükümetinin yönetici saflarında görevli olan Ermenileri de ölüme mahkûm ettiler.  Van’ın Ermeni olan valisi, Malatya’da şehir yönetim kadrosundaki bir Ermeni ile Ermeni olan Kaymakamı, Sivas’taki yönetim heyetindeki bir başka Ermeni, bu tür katliama örnektirler.  1894-1896 yılları arasında da İstanbul’da birçok suikast düzenlediler.  Hükümete yakın bulunan bir Ermeni papazı ile bir polis komiserinin katledilmesi, kendilerine destek vermeyenler için bir tehdit unsuru oluşturdu.  1896 yılında Armen Garo kod adlı Karekin Pastırmacıyan’ın da katıldığı Osmanlı Bankası baskını, modern dünyamızın baş ağrısı halini alan, ilk rehin alma operasyonudur.

 

Türklerden ileri gelenleri de katlettiler.  Sultan Abdülhamit’de 21 Temmuz 1905 günü bu gayretten nasibini alacaktı.  Ancak Yıldız Hamidiye Camii önünde Cuma namazı çıkışında halkın kalabalık olduğu bir yerde, Ermenilerin hazırlamış olduğu bomba erken patladığı için, sultan bu suikast girişiminden sağ kurtuldu.  Fakat Van ile Muş’ta 1894’de polis memurları, Arapgir’de 1891’de polis komiseri, Bitlis’te 1898’de polis şefi ve Van’da 1907’de hâkimler kurulu başkanı Taşnaklar tarafından katledildi. 

 

Van’ın eski valisi Bahri Paşa’yı katletmek gayretleri başarısız kaldı, ama Van’ın eskiden valisi olan Ali Rıza’yı 1908’de katlettiler.  Hınçaklar liste tutmadılar, ama Taşnaklar “intikam alıcı” dedikleri kişilerin “fedakârlığını” öven yazılarında önde gelen katliamlardan 20 tanesine yer verdiler. 

 

 

1986 yılında Amerikan gezetelerine verdikleri ilanla Türklerin haklılığını ortaya koymaktan çekinmeyen akademisyenlerin hayatlarını tehdit ettiler.  İşlerine gelmeyen Ermeni araştırmacıları, kaldırımda yürürken, üstüne motorlu araç sürerek yok ettiler.  Kuzey ve Güney Amerika kıtasındaki Ermenilerin BaşPapazı Leon Tourian’ı 25 Aralık 1933’de New York’un merkezindeki kilisede, Christmas ayini sırasında, tüm katılımcıların gözü önünde hançerlediler.  1973-1986 yıllarında, ASALA - JCAG gibi Ermeni terör örgütleri tüm dünya başkentlerinde Türk diplomatlarını katlettiler ve bu katliamları 1. Dünya Savaşı sırasındaki mücadelelerinin masum olduğu propagandasını yaymak aracı olarak kullandılar.

 

Günümüzde PKK terör örgütünün, İslami Cihatçıların ve canlı bombaların kullanmakta olduğu yöntemleri ilk kez Ermeni Taşnak ve Hınçak örgütleri uygulamıştır.  Sanki terör Ermenilerin kanlarına işlemiş gibi tedhiş hareketlerini tekrar tekrar canlandırmışlardır.  Günümüzde ise aşırı Türk düşmanlığı propagandasıyla devam etmektedirler. İnşallah, kendilerini yiyip bitirmeden gerçeklerle yüzleşip, gayretlerini Rusya’nın hegemonyasından 1991’de kurtulmuş olan Ermenistan Cumhuriyeti için parlak gelecek hazırlamaya odaklarlar.

 

Erzurum’daki Britanya Konsolosu Cumberbatch’ın elçiliğine gönderdiği 11 Ekim 1895 tarihli rapordan özetle:

. . . Bu kasabadaki önde gelen iki Ermeniyi: İsmi Artin Efendi Serkissian olan bir hukukçu ile ismi Simon Ağa Bogossian olan bir tüccarı öldürmekten Devrimci Hınçak Partisi sorumludur. . . Kalabalık bir ortamda çok cüretkâr şekilde hançerlendiler; her ikisi de hemen öldüler ve bu da halk arasında korku uyandırdı.  Rus asıllı bir Ermeni katil zanlısı olarak hapise atıldı.

 Artin Efendi’nin yakın zamanda, gizli komiteye katılmayı reddettiği biliniyorken Simon Ağa’nın arkadaşını savunurken kazara katledildiği sanılıyor.

Hemen 10 gün önce, Erzincan’da Garabet der Garabet adında bir başka Ermeni de katledilmişti. Onun Zeki Paşa’nın habercisi olduğundan şüphe duyuluyordu.  Onun katlinden de aynı ajan suçlanmakta.

Devrimci Ermeniler, Ermenilerin hükümet kuruluşlarında herhangibir pozisyonda görev yapmalarını yasakladı ve zengin Ermenilerden para sızdırıyorlar.  Üç gün önce birisinden kendilerine 300 pound vermesini istemişler.

Bu hafta ‘idadiyeh’ kolejindeki yegâne Hristiyan öğrenci olan 20 yaşlarındaki bir gencin eline iliştirdikleri tehdit mektubunda, okulu bırakmadığı takdirde Artin Efendi’yi öldürenlerin kendisini de öldüreceği yazılıydı. . .

 

Bütün bunlara rağmen Osmanlı bürokrasisine Ermenilerin katılımı Kürtlerinkinden daha yüksekti.  Örneğin: 1896 yılında Erzurum Vilayetinde 51 Ermeni jandarma olarak görev yapmak cesaretini göstermişti.  Vali bu sayıyı 218’e çıkartmak istiyordu, ama muntazam ödenek yetişmediğinden mümkün olmamıştı.  Tabii bu şekilde görev dağıtımı, Osmanlı Hükümetinin Ermeni vatandaşlarına karşı düşmanlık beslemediğinin bir göstergesidir.