Kemal Karpat, Alan Fisher ve Mark Pinson’un araştırmalarına göre, 1856-1864 arasında aşağı yukarı 600.000 ve 1864’ten sonra da 200.000 (Müslüman-Türk) göçmen yaratıldığı görülüyor. Fakat bunlar sadece sağ kalan mülteci sayılarıdır. Kafkasya’nın üçte birden yüksek olan feci ölüm oranı mübalağa değildir. Bu durumda, Osmanlı İmparatorluğuna sağ ulaşan 800.000 göçmenin, yola çıktığında 1.200.000 olması muhtemeldir.
Allen-Muratoff, Caucasian Battlefields, s. 126-131’de yazdığına göre: Ne Abaza ne de Çerkezlerin tamamı yerlerinden ayrılmıştı. Geride kalanlar 1877-1878 Savaşı sırasında, Ruslara karşı küçük çapta başkaldırı organize ettiler. Bu olayı takiben Osmanlı topraklarına doğru yeni bir göç, özellikle Abazalar arasından geldi.
Rus İmparatorluğu, fethedilen Müslüman topraklarına, kendilerinden saydıkları toplulukların yerleştirilmesini sağladı. Kırım’da sadece Ukraynalı ve Rusların ana nüfus olduğu gibi, Çerkez ve Abazaların eski topraklarının çoğunu da Ruslar, Slavlar ve Kazaklar aldı.
Güvenilir ilk Rus nüfus sayımı (1897’deki), değişimin çarpıcılığını ortaya koydu; artık bölgede, Hristiyanların toplam sayısı Müslümanların 10 katından fazlaydı.