Birinci Dünya Savaşı başladıktan ve Osmanlı İmparatorluğu da Rusya-İngiltere- Fransa birlikteliği karşısında, Almanya’nın yanında savaşa katıldıktan sonra Aralık 1914’te, Ermeniler küçük askeri ünitelere hücum edip jandarma karakollarına, hükümet memurlarına ve vergi memurlarına saldırmaya başlamışlardı. Askeri konvoylara ateş ediyorlardı ve bir seferinde 8 askeri öldürmüşlerdi. Telgraf telleri tekrar tekrar kesiliyordu. Ermenilerin ablukasıyla yollar kapatılıyordu. Van’ın güneyindeki Çatak Bölgesinde isyan eden Ermeniler, üzerlerine gönderilen Osmanlı askerlerine karşı direndiler. Van’ın bütün bölgesinde ve yakınındaki Bitlis vilayetinde köylerde yaşamakta olan Müslümanlar katledilmişti. Mart 1915’e gelindiğinde Ermeniler, Van’ın hemen her yerinde isyan halindeydiler.
Taşnakların önceden hazırladığı hareket planı yürürlüğe konmuştu. Ermenilerle Kürtlerin karışık yaşadığı köylerdeki Ermeni halk Ermeni köylerine taşındılar ve hep birlikte Müslüman köylerine saldırdılar. Buna mukabele olarak Kürt aşiretleri de Ermeni köylerine baskın düzenlediler. Artık isyan bir iç-savaş halini almıştı.
Mart 1915’e gelindiğinde, isyan Van bölgesinin tamamını sarmıştı, ama Van şehri tamamen düşmemişti. Askerlerle jandarmalar muhtelif çetelerle vilayetin hemen her tarafında çatışmalar rapor ediyorlardı. Ermeniler Müslüman köylüleri katletmekte, tüfek, makineli tüfek ve dinamitli bomba düzeneği kullanıyorlardı. Müslüman binalarını yıkmakta dinamit etkili şekilde kullanılıyordu. Hükümet güçleri buna isyankâr Ermeni köylerini yerle bir ederek mukabele ettiler. İsyancılar bazı bölgelerde askerlere karşı başarılı oluyorlardı. Örneğin Saray yakınındaki çatışmada, Ermeniler orduyu yenilgiye uğrattılar. 400 kişilik kayıp veren ordu, geri çekilmek zorunda kaldı.
|
VAN ve BİTLİS ŞEHİRLERİNDEKİ YIKIM |
||||
|
|
Ev sayıları |
|||
|
|
Savaştan önceki |
1919 Ağustos ayındaki |
||
|
VAN |
Müslümanlara ait |
3.400 |
3 |
|
|
|
Ermenilere ait |
3.100 |
1.170 |
|
|
BİTLİS |
Müslümanlara ait |
6.500 |
- |
|
|
|
Ermenilere ait |
1.500 |
1.000 |
|
|
Kaynak: Niles ve Sutherland. |
||||
(Prof Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün Sayfa 262)
Ermeni isyanı Van şehrine 20 Nisan’da erişti. Günler öncesinde halk, Ermeni ve Türklerin karışık yaşadığı mahallelerden, sadece Ermenilerin ve Müslümanların yaşadığı köylere kaçışmışlardı. Olaylardan önce hazırlanan Taşnakların planı yürürlüğe kondu. 18 Nisan günü, bütün Ermeni isyancı partileri Taşnak Aram Manukyan liderliğinde toplandı.
Ermeni mahallelerindeki Jandarma birlikleri ateş ablukasına alındı ve hızla yok edildiler.
Van’ın merkezî bölgelerindeki ilk muhasaradan sonra kendilerini toparlayan Müslümanlar, isyancılara karşı durabildiler. Mücadele karşılıklı siper harbine dönüşmüştü. Hükümetin bulunduğu şehir merkezindeki isyancılar daha başarılı oldular. Ermeni isyancılar, Osmanlı güçlerini bozguna uğratıp, kaleye sığınmaya mecbur bırakmışlardı. Kalenin içi sığınmacı Müslümanlarla doluydu. Kaçamayanlar ölmüştü. Ermeniler şehri eski yerleşim bölgesindeki Müslüman binalarını, muhtemelen nefret duygularına kapılarak yerle bir etmişti. Osmanlılar kaleden top ateşiyle mukabele etti. Şehir mahvolmuştu. Başka yerlerden aceleyle gönderilen askerler de isyancıları koparmaya muvaffak olamadı. Osmanlılar, Van’daki Ermenilere karşı koymak için, cepheden sadece 6.000 asker gönderebilmişlerdi ve bu da yeterli olmamıştı. İsyancılar, Rus gelene kadar tutunmayı başardılar.
Osmanlıların geri çekilmesi Rus işgaline yol açtı. Ermeniler, Rus işgalini bekleyerek, 8 Mayıs’ta Van ve çevresindeki köylere saldırmaya başladılar. Van Valisi Cevdet Bey, 12 Mayıs’ta şehrin boşaltılmasını emretti ve 16/17 Mayıs’ta son Türk askeri de Van kalesini terk etti. Kaçmakta olan Müslümanların Ermeniler tarafından katledilmesini önlemek için geri çekilmeyi ağırdan almışlardı. Bunun üzerine, isyancılar, şehrin geri kalanını da ele geçirdiler. Şehirde kalan diğer Müslüman evleri de yerlebir edildi. Nefrete kapılarak, artık kendi ellerine geçen şehri yok etmekten geri duramadılar. Ruslar 20 Mayıs’ta viraneye dönmüş Van şehrine girdiler. Ermeniler tarafından şehrin anahtarı Rus Generale sunuldu. Rus General de Taşnak Lideri Manukyan’ı Van’a vali tayin etti.
Ermeni zaferi kısa sürdü. Van Gölü’nün batısında yeniden toparlanan Osmanlı güçleri, Rus istilacıları (10-26 Temmuz’da) Manzikent’te yenilgiye uğratıp, gerilemeye mecbur etti. Bu, Ruslar için geçici bir kayıptı, fakat Ermeniler için kalıcı oldu. Geri çekilen Rusların arkasından kalabalık bir Ermeni grubu da geri çekildi. 1915 yılında geride kalan Ermeniler, sadece Rusların elinde kalan Bitlis, Van ve Erzurum’un bazı bölgelerindekilerdi. Rusya’ya giden Ermeniler, açlık ve bulaşıcı hastalıklardan muzdarip oldular.
İşgalleri sırasında kendilerine yapılan Ermeni yardımlarına dört elle sarılan Ruslar, artık onları yüz üstü bırakmakta beis görmüyordu. Ruslar 1916 başlarında Türkleri yenip, yeniden Anadolu’yu işgal ettiklerinde, Ermenilerin buralardaki evlerine geri gelip yerleşmesine imkân tanımadılar; onlar Güney Kafkasya’da açlıkla başbaşa bırakılmışlardı. Ruslar Ermenisiz Ermenistan istediklerini saklamadılar. Bulgaristan’ın 1877 bağımsızlık mücadelesinden edindikleri tecrübeyle, 1916’da otonom bir Ermenistan düşünmediler. Aynen Çerkezistan, Anhazya, Gürcistan, Azerbaycan ve Yerevan’da olduğu gibi, Doğu Anadolu’nun da kendilerine kalmasını istediler. Ermeniler, sadece Rusların işine geldiği kadar kullanılmıştı. Bulgarların aksine, Rus işgalinden dolayı ödüllendirilmeyeceklerdi.
Bütün Ermeni isyanlarından en önemlisi Osmanlı’nın doğudaki mağlubiyetinde en büyük pay sahibi olan Van’dakiydi. Osmanlı Hükümetine Ermenileri iskân bölgelerinden uzaklaştırmak kararı aldıran neden, onların diğer isyan bölgelerinde de Van’daki gibi davranmalarını önlemekti.