Ermenilerin, iddia ettikleri soykırımlarını anmak için seçtikleri sembolik gün 24 Nisan’dır. Her sene o gün, dikkatleri üzerlerine çekici törenler tertipleyip, üçüncü ülke parlamentolarından soykırıma uğradıklarının tanınmasına yönelik kararları geçirmeye çalışırlar. Kendilerine acındırmaya yönelik etkinliklerle dünya kamuoyunu yanıltmak gayretine girişirler. Ama Ermeni propagandacıların anlattığı gibi, Ermeni ileri gelenleri ölüm kamplarına gönderilmemiştir, ne 24 Nisan 1915’de ne de başka bir gün. Sadece Ermeni isyanının liderlerinin evlerine baskın yapılarak, hatırı sayılır miktarda silah ele geçirilmiş ve bu liderler toplanıp sorgulanmak üzere içeri alınmışlardır.
Zamanın Osmanlı yöneticilerinin belki de başlarına gelecek vahim olayları öngörmeden, başkent İstanbul’da o gün yaptıkları evraklara el koymalarla ve Ermeni çete liderlerini toplamakla, çok büyük bir Ermeni başkaldırısının belkemiğini kırmış odlukları Ermenilerin hala o günün yıldönümünde yas tutmalarından anlaşılıyor. Ne zaman hırs ve kin içinde, yanlış savaş hesaplarının başlarına yıkılmasına değil de samimi bir yalınlıkla, Türk-Ermeni bütün masum insanî kayıplar için üzülmeyi öğrenebilseler, o zaman dünyayı meşgul eden bir insanlık dramı daha sorun olmaktan çıkar…