Loading...

Ömrü iki sene süren ilk Ermenistan Cumhuriyetindeki Taşnak Yönetimi

Mehmet Perinçek, Taşnak Partisi’nin Yapacağı bir şey Yok! Kaynak Yayınları, Ocak 2006, (S. 18-19)

Ermenistan Devlet Arşivi′nde f. 67, d. 1588, y. 62-63 kayıtlı belgelerde, Taşnak hükümeti komiseri V. Agamyan′ın ordudan firarları önlemek bahanesiyle soruşturma veya mahkeme olmaksızın insanları cezalandırdığı ve kurşuna dizdiği saptanmaktadır. Agamyan, firarla suçlanan kişilerin eşlerini, annelerini ve kız kardeşlerini toplayıp, çırılçıplak soyarak, onları köy meydanında bütün insanların gözü önünde kaz yürüyüşünü taklit etmek zorunda bırakmıştır. Taşnak yetkilisi, daha sonra çıplak kadınları dövmüş ve onları saatlerce suyun içinde tutmuştur. Ardından kadınları tutuklama emri veren Agamyan, geceleyin genç kadınların ve kızların ırzına geçmiştir. Agamyan, hiçbir şekilde cezalandırılmadan görevini uzun süre devam ettirmiştir. M. Azarapetov isimli ajan Taşnak hükümetine, köylülerin suikast girişiminde bulunacağını bildirince, Agamyan merkeze alınmıştır.

 

Taşnak hükümeti, 1918 yılına gelindiğinde 35 yaşına kadarki bütün vatandaşları askere çağırmış ve Türkiye′ye karşi savaş için tekrar "gönüllü" birlikler kurmuştur. Yayın organlarında yaptıkları yayınlarla alınan bu karara karşı gelenlerin ölümle cezalandırılacağı, "aklı olanın" bu kurallara uyacağı yazılarak tehdit yöntemlerine başvurulmuştur. Bakû′de yayımlanan Taşnak yayın organı Aren′in 1 Mart 1918 tarihli 48. sayısı buna bir örnektir.

 

 

Mehmet Perinçek, Taşnak Partisi’nin Yapacağı bir şey Yok, Kaynak Yayınları, Ocak 2006 (S. 16-17).

Ermenistan Devlet Arşivi'nde f. 67/199, d. 139, y. 230 numarada kayıtlı başka bir belgede ise, Taşnak hükümetinin asker vermeyi reddeden Berd, Verhniy Karmir, Ahbyur köyleri ile Şamşadinsk bölgesinin diğer köylerini cezalandırma amacıyla gönderdiği özel müfrezelerin uygulamaları anlatılıyor.

 

"Taşnak hükümetinin, boyun eğmeyen köylüleri cezalandırmak için Zangi nehrinin yolunu kapattığı ve bölgedeki köyleri susuz bıraktığı Ermeni hâkim güçlerinin gazetelerinden olan Jogavurd'un 29 Haziran 1920 tarihli 102. sayısında aktarılmaktadır. Bu cezalandırmanın sonucunda birçok insan ölmüş, tarladaki ürünler mahvolmuştur.