Loading...

Hitler’in söylemediği ispatlanan bu sözcükler niçin Ermeni kaynaklarında, sürekli tekrarlanmaktadır?

Bu sözlerle Hitler’in Yahudi Holokast’ına ilham olarak Ermeni kayıplarını örnek aldığı intibaı uyandırılmaktadır.  Halbuki Hitler’in şu sözleri hem Lochner’in gerçekliğinden şüphe duyulan anlatımında hem de Hitler’in ordu kumandanlarının tutanaklarında yer almaktadır: “…Polonya ırkından gelen ve Polonya dilini konuşan tüm erkek, kadın ve çocukları öldürme emrini verdim…”  Yani Hitler bu konuşmasında Yahudileri değil Polonyalıları hedef almış.

 

Üstelik Nuremberg tutanaklarında yer almış gibi yayınlanmaktadır.  Örneğin: Ermeni Olayları konusunda çok yayın yapmış olan Prof. Richard G. Hovannissian (halen Holokast ve Soykırım Uluslararası Enstitüsünün Yahudi olmayan tek Yönetim Kurulu üyesidir) ile bu konuda birkaç yayını bulunan İngiliz Christopher J. Walker eserlerinde olduğu gibi….

 

Gerçekte ise Nuremberg mahkemesi bu ilave sözleri Hitler’in söylediğini kabul etmemiştir.  Ama ABD kongresindeki politikacılar bile, bu sözleri gerçek zannedip, 24 Nisan söylevlerinde yukarıdaki Ermeni kaynaklarında sunulduğu şekilde kullanmaktalar.   Hitler’in 22 Ağustos 1939 toplantısında sadece Polonya’nın istilası konuşulmuştur.  Hitler Yahudilere o gün atıf yapmamış olmasına rağmen, Dünya Kiliseler Konseyi bile yanlış propagandaya kurban olmuş ve bir yayınında bu sözü Yahudilerle ilgili olarak kullanılmış gibi yanlışlığa sevk edilmiştir.

 

 

Hitler’e atfedilen fakat gerçekliği şüpheli olan cümle, Washington DC’deki Holokast Müze’sinin kuruluş iznine uymasa da Ermeni kökenli Set Mumcuyan’ın bir milyon dolar yardım sözü üzerine 6 metrelik bir duvarda yer almıştır.  Gerçekte ise, bu cümlenin yer aldığı daktilo imzasız sayfası Nuremberg mahkemesi tarafından reddedilmiştir.

 

Ermeni yandaşlarının bu cümleye sıkıca sarılmasının nedeni Yahudi Holokast’ı ile kendi savaş kayıpları arasında bir bağlantı kurarak, kendilerini masum konumuna yüceltmek ve Türk yöneticilerini Hitler ile aynı kefeye koyarak ayaklar altına almaktır.  Gerçekte ise Türk yöneticileri Avrupa’da yüzlerce yıl hüküm sürmüş olan Yahudi düşmanlığına hiç bulaşmamışlar, tam tersine, önce 1492’deki İspanyol mezalimi sırasında, sonra da 1932 - 1945’deki Hitler mezalimi sırasında bu masum ve çalışkan insanları bağrına basmıştır.  Yahudileri Hitler’in kıyımından kurtaran Türklerin adları bugün İsrail’de mermerlere kazınan şeref listesinde yer almaktadır.