Ölüm ve yıkımı kayda alanlar, sadece Osmanlılar değildi. Olay yerinde bulunan Avusturya gazetecisi Dr. Stephan Eshnanie şöyle yazmıştı: “Trabzon’dan Erzincan’a ve Erzincan’dan Erzurum’a kadar tüm köyler harap edildi. Vahşice ve zalimce katledilen Türklerin cesetleri her tarafta saçılı vaziyette duruyor. Şu anda Erzurum’dayım ve gördüklerim korkunç. Neredeyse şehrin tamamı mahvedilmiş vaziyette. Cesetlerin kokusu, hala havaya hâkim...” Bu haber Osmanlı sansür bürosunun eline geçen bir telgraftan alıntılanmıştır. Makaleyi yazan ve İstanbul’a gönderen: Dr. Eshnanie’dir, gönderilmesini istediği gazeteler: Neues Wiener Tagblatt, Prester Lloyd, Local Anzliger Algemeen Handelsblad ve Vakit. Gönderildiği yer: Batum, 23 Mayıs 1334 {=1918}.
Doğu Anadolu’daki kayıp miktarını araştırmak amacıyla Amerikanın yardım otoriteleri Emory H. Niles ile Arthur E. Sutherland Jr adlarındaki iki Amerikalıyı bölgeye yollamışlardı. Amerika’nın Yakın Doğu’ya Yardım Komitesi (ACRNE) Niles ve Sutherland’ın Türkler tarafından kötü muameleye tabii tutulan Ermenilerin ihtiyaçlarını tespit etmesini bekliyorlardı. Ama bu ikisi, onun yerine Ermeniler tarafından uygulanan katliam ile karşılaştılar. Amirlerine bunları rapor ettiler. Fakat, Yardım Komitesi yöneticileriyle Amerikan Hükümeti Müslümanların çektiği acıları duymak istemiyorlardı. Niles ve Suherland Raporu hasır altı edildi. Ancak 1990’da ABD arşivlerinde çoktan unutulmuş dosyaların altında bulundu.
Umulacağı gibi Niles ve Sutherland, en kötü yıkımın Van ve Bitlis Vilayetlerinde olduğunu gördüler. Van ve Bitlis şehirlerinde bütün Müslüman evleri yıkılmıştı, buna mukabil Ermeni evlerinin yarısı sapasağlam duruyordu. Van eyaletinde, Müslüman evlerinin dörtte üçü yerle bir edilmişti; fakat hemen hemen bütün Ermeni evleri olduğu gibi duruyordu. Kendi köyleri yok olmuş olan Müslüman göçebeler onların evlerine yerleşmişti. Van şehrinde, eski Müslüman nüfusunun sadece sekizde biri bulunuyordu, geri kalanın hepsi yeni gelen sığınmacıydı. Bayazıt biraz daha az zarar görmüştü; Müslüman köylerinden sadece yarısı ile bir tane Ermeni köyü harap olmuştu.
Kuzeydoğu bölgesinde 1914’deki Rus sınırına en yakın yerlerde, Müslüman nüfusun yarısının yerinde yeller esiyordu – ölmüş veya zorla buralardan sürülmüşlerdi. Müslüman evlerinin yüzde sekseni (%80) yerle bir edilmişti. Niles ve Sutherland, Bayazıt ile Erzurum arasındaki bölgede olanları şöyle anlatmışlardı: “İşgalleri sırasında Ruslar burada iletişim sahasında yenilikler, binalar, yollar ve tren yolları inşa ettiler. Fakat Rusların ayrılmasıyla birlikte, Ermeniler Rusların yaptığı ilavelerle Müslüman köylerini maalesef harap ettiler, oralarda yaşayan Müslümanları katlettiler ve ülkeyi tam bir perişanlık halinde bırakarak buradan ayrıldılar.