Loading...

Kırsal Kesimlerdeki Durum

En feci eziyet çekenler de Ermenilerin Güney Kafkasya’ya kaçış yolu üzerindekilerdi.  Çok az Müslüman köyü ayakta kalmıştı.  Dağlara ve ormanlara kaçamayan Türkler öldürülmüşlerdi.  Ermenilerin geri çekilmesinden sonra, Doğu Anadolu’nun büyük kısmı adeta mezarlığa dönmüştü.  Geri çekilen Ermenileri süren Osmanlı orduları şahit oldukları yıkımı askerî raporlara kaydettiler.

 

En kötü tahribat, Ermenilerin Erzincan’dan Erzurum’a ve Trabzon’dan Erzurum’a doğru çekilme hatları üzerindeki köylerde oldu.  Trabzon Erzurum hattındaki tahribattan, Rum çeteleri de kısmen sorumludurlar.  Kafkas Cephesi Birinci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’in 3. Ordu Komutanlığına, 27 Şubat 1334 {=1918} tarihli raporuna göre, Erzincan bölgesindeki Ermeni çeteleri kaçmadan önce Yeniköy’de 20 evi yaktılar ve Aşkale’de 35 kişiyi öldürdüler.  Lütfü’den Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine, 22 Mart 1918’de yazılanlar Hınıs’tan Köprüköy’e kaçan Ermenilerin yolları boyunca rastladıkları köylerde önlerine çıkan Müslümanların hepsini öldürdüklerini bildiriyordu.  Kâzım Karabekir’den 3. Ordu Komutanlığına, 23 Şubat 1918 tarihli rapor ve Vehip Mehmet’ten Başkumandanlık Vekâletine ve başkalarına yazılanlar, Mamahatun (Tercan) kasabasında ve çevresindeki köylerde, yiyecek depolarının harap edildiğini ve 400 Müslüman’ın katledildiği rapor ediyor.

 

Ermeni çeteleri, geri çekiliş yolları üzerindeki Müslüman köylerine çabucak dalıp, bulabildiklerini öldürdüler.  Örneğin Tazegül köyü bir çete tarafından yakılmış ve 30 köylü öldürülmüştü.  Benzeri olayın, aynı yöredeki Öreni’de de tekrarlandığını Vehip Mehmet’in Yıldırım Orduları Komutanına ve başkalarına 2 Mart 1918’de yazdıklarından öğreniyoruz.

 

Osmanlı Dâhiliye Nezareti de Yusufeli’nde 36, İşpir’de 150 ve Köprüköy’de 85 Müslüman’ın katledildiğini bildirdi.  Badıcıvan’da 200 kişinin öldürülüp 385 kişinin yaralandığını Lütfü Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine, 22 Mart 1918’de bildiriyordu.

 

 

Erzincan’ın kuzeyindeki köylerin durumu doğusundakilerin durumuna çok benziyordu.  Bu köyler Rus istilası sırasında Ermeni çetelerinden çok çekmişlerdi, Ermenilerin geri çekilişi sırasında ise daha da çok azap çektiler. Köylerin harap edilmesi ile köylülerin öldürülmesinin yanı sıra, sağ kalanların yaşamlarını devam ettirebilmelerine de engel olunmuştu.  Gelişip meyve verecek çağa gelmesi yıllar alan meyve ağaçları kesilip devrilmişti.

 

Kâzım Karabekir’den Ermeni Kolordusu Komutanı General Nazarbekof Cenaplarına, Gümrü’den, 27 Haziran 1918’de yazılanlar: Ermeni asker ve çetelerinin geçtiği bölgelerde çok az Müslüman köyü ayakta durabildi.  Kaçışan Müslüman mülteciler yolları tıkadılar.  O yollarda sık sık hücuma uğrayıp öldürüldüler, kadınları kaçırıldı ve malları gasp edildi.

 

Ermeniler tarafından Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında harabeye çevrilen Müslüman köylerinin listesi, katledilen insanların listesi gibi uzun olurdu.  Bölgeler tümüyle, bilhassa geri çekilen Ermeni askerlerin yolları üzerindekiler yerle bir edilmişlerdi.  Köyler yakılmış ve dinamitlenmiş, halkı ise kıyımdan geçirilmişti.  Sadece yok etme yöntemleri farklılık gösteriyordu.  Ermeniler tarafından, örneğin Erzurum’un kuzeyindeki Erkinis köyünde, 50 Müslüman öldürüldü.  Kırsaldaki Hasankale kasabası yakılarak yerle bir edildi ve halkının kaçamayanları öldürüldü.  Kaçanların ve mültecilerin anlattıkları Erzincan yakınındaki Salıpazar, Akkilise ve İnesil gibi köylerin halkının da Ermeniler tarafından uzun süre boyunca, yavaş yavaş katledildiğini bildiriyordu.  Kâzım Karabekir’in 3. Ordu Komutanlığına, 23 Şubat 1918’da bildirdiğine göre: Kükürtlü gibi 300 kişinin kıyımdan geçirildiğinin rapor edildiği köylerde ise Ermeniler kasabaya aniden at sürüp Müslüman yerlileri bir günde öldürmüşlerdi.

 

Osmanlı askerleri Doğu Anadolu’yu Ermenilerin elinden geri aldıklarında, dehşet verici görüntülerle karşılaştılar.  Gördüklerini detaylı raporlarla anlattılar.  Örneğin: “Ermeniler Erzurum’un kuzeyindeki Erkinis köyünden yaklaşık 50 Müslüman’ı alıp götürmüş ve katletmişlerdi...  Hasankale ve çevresindeki köylerde Müslümanlar mermi, balta ve bıçaklarla öldürülmüşlerdi.  Vehip Mehmet’ten Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine, 14 Mart 1918 tarihinde yollanan rapora göre: Ermeniler tarafından bekâr kızlar tiksindirici şekilde istismar edilmiş ve bazıları da kaçırılmıştı...”

 

 

Erzincan’daki Yüzbaşı Refik’in anlatımına göre; “Trabzon’dan Erzincan’a kadar, tüm köyler enkaz yığını halindeydiler”

 

İkinci Ordu Kumandanlığından Yüzbaşı Ahmet Refik İstanbul’daki merkezlerine şunları rapor etmişti:

 

Erzincan 1 Mayıs 1918

Trabzon’dan Erzincan’a kadarki bütün köyler harabeye dönmüş vaziyette.  Bunların çoğu Rusların geri çekilişi sırasında Ermeniler tarafından harap edilmişti.  Köylerin yerle bir edilmesi işinde Rumlar da onlara yardım etmişler.  Halkı, Rusların işlediği birçok zulümden ziyade, kendi ülke vatandaşı olan gayrı Müslimlerin yaptığı zulüm daha çok iğrendirmiş.  Trabzon’un Müslüman bölgesi tamamen yıkılmış.  Ruslar mezarlıkları tiyatro sahnesine çevirmişler.  İçi hayvan pislikleriyle doldurulmuş olan camilerin duvarlarına son derece utanç verici resimler asılmış.   Trabzon-Erzincan yolu üzerindeki ağaçlar kesilmiş, evleri ateşe verilen kadınlar, üstleri başları yırtık pırtık, aç bî-ilaç yollarda dilenmekteler.  Hristiyan Köyleri sağlam duruyor.  Erzincan bir yıkım bölgesi halini almış.  Kuyular Müslüman cesetleriyle dolu.  Harabeye çevrilmiş evlerin ve binaların bahçelerinde, kesilen elleri ayakları, derilerinden kemiklerine doğru vücutlarında açılan kesiklere sokuşturulmuş vaziyette cesetler hala duruyorlar.  En güzel Ermeni evlerine doğru giden yollar tamamen kanla kaplanmış.   Rusların şehri boşalttıkları sırada, Müslümanların çoğu Ermeniler tarafından tutuklanmıştı ve hayatların (etrafı duvarlarla kaplı bahçelerin) önünde doğrama kütüğünün üstünde doğranmışlardı.  Şehrin tamamı harabeye dönmüş vaziyette.