İstanbul’daki İngiltere Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe 2 Ocak 1919’dan itibaren, Türkleri “savaşı mağlup bitirdikleri ve Ermenilere saygı göstermeleri” konusunda etkilemek için ‘Ermenilere acımasız davranmakla suçlu’ saydığı liderlerin İngiliz güçlerince tutuklanıp, yargılanmasını önerir. İttihat ve Terakki’yi ‘siyasi düşman’ addeden Padişah Vahdettin ile Tevfik Paşa Hükümetinin de bu görüşüne sıcak baktığını İngiltere Dışişleri Bakanlığına bildirir.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı 5 Şubat’taki iletisinde, Calthorpe’a, bu konuda yargılanacak kişilerin Malta’daki tutsak kampına yollanmasında ısrarcı olmasını bildirir.
İngiltere’nin müttefiki olarak, Osmanlı topraklarını birlikte paylaştıkları Fransa sanıkların Türkiye dışına sürülmelerinin, Türkiye’den öç almak istendiği izlenimi yaratacağını ve zaten (İstanbul’daki kuvvetlerinin komutanı General d’Esperey’in 11 Şubat 1919 tarihli yazısında belirttiği gibi) “Osmanlı İmparatorluğunun işgal edilmemiş bölgelerinde yargılama ve cezalandırma yetkisinin Türk makamlarına ait olduğunu” belirtir.
İstanbul’da kurulan mahkemelerin adaletsiz davranışlarını gören Osmanlı Hükümeti, Fransa’dan da cesaret alarak Danimarka, İsveç, İsviçre, Hollanda ve İspanya hükümetlerine başvurarak “Ermeni katliamı” iddialarının tarafsız ülkelerin yargıçları tarafından incelenmesi çağrısında bulunur. Sir R. Graham’ın 4 Mart 1919’da İspanyol Büyükelçisine yolladığı mektuptan anlaşılacağı üzere, Osmanlı Hükümetinin bu çağrısı sakıncalıdır, çünkü: “böyle bir girişim Paris’te toplanan Barış Konferansı’nda ele alınacak olan tedbirlerle çelişecek ve ciddi güçlükler yaratabilecek sonuçlar doğurabilecektir.” Bunun üzerine Tevfik Paşa Hükümetinin yerine 4 Mart 1919’da İngiltere’nin istediği Damat Ferit Paşa Hükümeti kurulur.